October, 2009

Bazen gülerken ağlarım

Bazen gülerken ağlarım

Posted on 13 Oct 2009 at 7:51am

Hayranı olduğumuz birçok oyuncu, yönetmen ve sanatçıyı onun sorularıyla daha iyi tanıyoruz. O kadar eğlenceli bir program yapıyor ki, iyi ki spikerliği bırakmış diyoruz. Saba Tümer, Habertürk’te başladığı “Saba Tümer’le Bu Gece” programına CNN Türk’te devam ediyor. Eski bölümleri Kanal 1’de hâlâ yayınlanıyor. Biz sinirlenmiştir diye düşünürken, aksine bu durumdan mutlu olduğunu öğreniyoruz. “Çok mutluyum çünkü oradan ayrılırken arşivi almamıza izin vermemişlerdi. Onlar yayınladıkça biz de arşiv yapıyoruz” diyor.

İlk Okan Bayülgen fark etti

şüphesiz Saba Tümer, son zamanların en iyi programcılarından biri. Başlarda karar verdiği meslek, gazetecilik. Okuldan mezun olur olmaz, ekran arkasında çalışmaya başlıyor. Ege Üniversitesi’nden çıktığı yolculuğunu, aranan bir ekran yüzü olarak tamamlayacağını kim bilebilirdi? Aslında biri vardı. Potansiyelini fark eden ilk kişi, Okan Bayülgen’di. Ona şöyle dedi: “Ekranda pimi çekilmemiş bomba gibi duruyorsun. Neden haber sunuyorsun? Senin program yapman gerekiyor.”

Okan Bayülgen, onu baştan çıkarmak için işte bu üç cümleyi kurdu. Saba Tümer, böylelikle NTV’deki haber merkezinden dışarı çıktı. şimdilerde her gece izleyicilerini ve konuklarını gülmekten kırıp geçiriyor. O da herkes gibi çaylaklık dönemi yaşadı. O dönemde tek bir ustası vardı, o da Günay Oğuz. Bugünkü konumunu, biraz da ondan aldığı diksiyon derslerine borçlu. Kamera karşısına geçme hikâyesini sorarsanız; tamamen şans eseri. Bir gün işe gittiğinde haber sunacak kişinin istifa ettiğini öğrendi. “Bu haberi kim sunacak?” sorusunun yanıtı belliydi. Tabii ki Saba Tümer.

Evlenmeye ihtiyacım yok

Bizim toplumumuzda bir kadının 30 yaşına gelip, evlenmemiş olması, hâlâ garip karşılanıyor. Acaba bu eğlenceli bekârlık hali, özgür ruhundan mı yoksa kafasına göre birini bulamamaktan mı kaynaklanıyor? Yanıtı şöyle oluyor: “Her ikisi de. Birincisi özgür bir ruha sahibim ve evet evlenmek için kimse denk gelmedi. Bir de evlenmek için yaratıldığıma inanmıyorum. Benim başka bir misyonum var. Evlenip de vücudunu sigortalatmak, çok da gerekli değil. Buna ihtiyacım yok.”
Stüdyosunda konuklarıyla nasıl sohbet ediyorsa sorularımı da öyle cevaplıyor. Bu kadar içten birinin, nasıl bu kadar profesyonel olabildiğini merak ediyorum. Merakımı, “Ben duygusal profesyonelim. Hep duygularımla hareket ediyor, sonra da profesyonellik kisvesi altına sokuyorum” diyor. Meşhur kahkahalarından birini patlatıyor. Atalarımız “Çok gülen, çok ağlarmış derler” diyorum kendimi kaybederek. Kaşları yukarı çekiliyor. “Belki de bazı gülmeler, ağlamadır” diyor. Söylediğini kanıtlarcasına, yüzünde ince bir gülümseme beliriyor.

Ah, onlar da gelse

Programın takipçileri bilir. Onun karşısına oturup memnuniyetsiz kalkan yoktur. Esprili kişiliğine aldanmayın. Prensipleri de var. Yayından önce konuğuyla sohbet etmeyi tercih etmiyor. Çünkü her şeyi, izleyiciyle beraber öğrenmek istiyor. ışte geleceğin programcıları için muhteşem bir tüyo! Israrla çağırmasına rağmen davetini kabul etmeyen isimler olabilir mi? Tabii ki hayır. Reddedecek isimleri zaten aramıyor. Çünkü doğru zamanı kolluyor. Bir gün aramayı planladığı isimler arasında Tayip Erdoğan, Emine Erdoğan, Hayrünnisa Gül, Sezen Aksu ve Tarkan bulunuyor.

FAVORİLERİ

İçki-Meze: Rakı-şakşuka.
Kitap-Yazar: Zero Limit-Joe Vitale.
Yönetmen-Film: Up Close and Personel-Jon Avnet
Şehir-Semt: İstanbul-Bebek.
Muhabbet-Arkadaş: Maksat muhabbet olsun, herkesle konuşmayı severim.
Renk-Giysi: Sadece kahverengi bana anlamsız bir renk gibi geliyor.

Nefes geliyor

Nefes geliyor

Posted on 12 Oct 2009 at 8:55am


Terörle mücadele eden bir komando timinin öyküsünü konu alan, sezonun gişe rekoru kırmaya aday filmi “Nefes”, bu cuma gösterime giriyor.

Senaryosu gerçeklere dayanıyor

İki yılda tamamlanan, fragmanını internette son bir ayda 2 milyon kişi tarafından izlenen “Nefes”in yönetmeni Levent Semerci. Senaryosu Hakan Evrensel’in gerçeklere dayanan “Güneydoğu’dan Öyküler” kitabından yola çıkılarak kaleme alınan film, Irak sınırına yakın, Karabal Jandarma Karakolu’nu korumakla görevlendirilen bir yüzbaşı ve komutasındaki 40 askerin maceralarını konu alıyor.

Bir ay dağdan inmediler

“Nefes” sadece konusu değil çatışma sahneleriyle de dikkat çekiyor. Çekimlerinde 12 kameranın kullanıldığı filmin kadrosunda özellikle yıldız oyuncuya yer verilmedi. Konservatuvar mezunu 40 genç oyuncu, bir ay askeri eğitim aldı ve çekimlerin yapıldığıAntalya yakınlarındaki 2365 metre yükseklikteki Tahtalı Dağı’nda bir ay hiç aşağı inmedi.

Permalink  |  Tagged with:
Hırsız-Polis yerlerde

Hırsız-Polis yerlerde

Posted on 09 Oct 2009 at 10:12am

Bir zamanlar izlenme rekorları kıran “Hırsız-Polis” dizisinin iki başrol oyuncusu Uğur Yücel ile Timuçin Esen, önceki akşamı tatsız bitirdi.

Dizide hırsızı oynayan Uğur Yücel, Beyoğlu’ndaki bir mekandan çıkışta, dengesini kaybedip yere yuvarlandı. Yoldan geçenlerin yardımıyla ayağa kalkabilen usta oyuncunun alkollü olduğu öne sürüldü.

Dizinin komiseri Timuçin Esen ise aynı saatlerde bir bar çıkışı kendisini görüntüleyen gazetecilere saldırdı. Oyuncu, olaya müdahale eden polis ekiplerine de direnince kolları arkaya alınıp yüz üstü yatırılarak kelepçelendi ve yaka paça karakola götürüldü. Daha sonra serbest bırakıldı.

Uğur Yücel’in zor anları

Uğur Yücel sokaktan geçenlerin yardımıyla ayağa kalktı.

Ruj izi ele verdi

Ruj izi ele verdi

Posted on 07 Oct 2009 at 10:50am

“Küçük Kadınlar”da iki sevgiliyi oynayan Hande Soral ile Burak Sağyaşar’ın, gerçekte de aşk yaşadığı ortaya çıktı.

“Aptallık Çağı”nın galasına katılan ikili aşkı inkar etse de, Sağyaşar’ın yanağındaki ruj izi onları ele verdi.

Bir ailenin çöküşü

Bir ailenin çöküşü

Posted on 06 Oct 2009 at 8:41am

Seyrantepe’de kurulacak Galatasaray spor kompleksinin ihalesini aldıktan sonra hayatı altüst olan Eren Talu’nun evliliği de sallantıda…

Kompleksin inşaatını bitiremeyince sözleşmesi feshedilen Talu’nun yaşadığı sıkıntılı sürecin son halkası, ünlü mimarın meçhul bir güzelle görüntülenmesi oldu. Basına yansıyan bu kareler, Eren Talu-Defne Samyeli cephesinde atlatılması çok güç bir kriz yarattı.

Seyrantepe’deki spor kompleksi yüzünden girdiği stres Eren Talu’nun hayatını değiştirdi. Ünlü mimar hakkında ilk iddia, kompleksi vaat ettiği tarihte teslim edemeyeceğini anladıktan sonra alkole sarıldığı yönündeydi. Talu’nun, içine düştüğü çıkmazı unutmak için alkolden medet umduğu, bu yüzden de 14 yıllık eşi Defne Samyeli ile arasının hızla açıldığı konuşuluyordu. Ancak taraflar bu konu hakkında konuşmaya yanaşmadı.
Çok geçmeden o cepheden yeni bir iddia geldi. Talu’nun sözleşmesinin feshinden sonra çiftin ciddi bir nakit sıkıntısı yaşamaya başladığı, hatta bu nedenle Defne Samyeli’nin mücevherlerini bile sattığı duyuldu. Eski spiker, Güneş Gazetesi’ndeki köşesinde bu dönemi ‘alacakaranlık kuşağı’ olarak nitelendirip şu satırları kaleme aldı: “Son bir buçuk yılda insanoğlunun istediği zaman ne kadar karanlık olabileceğine şahit olduk. Bazı dost bildiklerimizin bizim zor durumda olmamızdan çıkardıkları keyfi gözlemledik. Defalarca her şeyimizi kaybetme noktasına geldik.”
Aradan birkaç ay geçmeden de Eren Talu-Defne Samyeli çiftinin boşanma kararı aldığı konuşulmaya başlandı. Söylenenlere göre Talu evi terk etmişti. Ancak bu iddia yanıtsız kalmadı. Ve beklenen yanıt yine Samyeli’nden geldi: “Böyle bir şey yok. Eren evimizde, hiçbir yere gitmedi. Haciz geleceği korkusuyla Eren’in evi terk etmesi söz konusu değil. Zaten aylardır her gün evimize haciz geliyor. Böyle bir korkumuz yok.”
Ama dalgalanan sular durulmak bilmedi. Ve Eren Talu hiç ummadığı bir anda, hiç ummadığı bir yerde bir gazeteci ile karşı karşıya geldi. Ünlü mimar, geçtiğimiz gece Beyoğlu’ndaki Heaven adlı gece kulübüne kumral bir güzelle geldi. O sırada tesadüfen içeride bulunan bir gazeteci, ikiliyi dudak dudağa gördü. Görüntülendiklerini anladıklarında ise çok geçti.
Talu bu kaçamağın basına yansımasını engellemek için gazeteyi aradı, haberin çıkmasını engellemeye çalıştı ama çabaları sonuç vermedi. Ve bu kareler, ciddi bir dar boğazdan geçmekte olan Defne Samyeli-Eren Talu evliliğinin sonunu hazırladı.
Samyeli de Talu da gazetecilerden kaçmak için telefonlarını kapadı. Samyeli’ne yazarı olduğu Güneş gazetesinin çalışanlarının dahi ulaşamadığı öğrenildi.

Olay günü Kanyon’daydı
Eren Talu’nun meçhul bir güzelle objektiflere takıldığı gün, Defne Samyeli Kanyon’da görüntülenmişti. Kızı Deren ile beraber mağazaları gezen eski spiker, yaşanacak krizden bihaber gönlünce bir gün geçirmişti.

Evlendiğimde 3 aylık hamileydim

Evlendiğimde 3 aylık hamileydim

Posted on 06 Oct 2009 at 7:46am

İşadamı Kerem  Özçapkın’la evlenen Pınar Tezcan, bebek heyecanını Hamileyiz dergisiyle paylaştı. Ünlü model, “Eylül ayında evleneceğiz diye evi filan tuttuk bir de baktık ki bebeğimiz olacak, o yüzden düğünümüzü erken yaptık. Evlendiğimizde ben üç aylık hamileydim. Bebeğimiz için çok güzel anısı oldu” dedi.

*Kaç çocuk yapmayı düşünüyorsunuz?

- Minimum iki ama üç de olabilir. Ben de, eşim de üç kardeşiz. Çok çocuk olmanın faydası var.

*“Evlenmeden önce hamile kaldım” demiştiniz!

- Evet, biz normalde eylül ayında evlenmeyi planlıyorduk. Bebek bize sürpriz geldi. O yüzden düğünümüzü de erken yaptık. Evlendiğimizde üç aylık hamileydim.

*Sürpriz bebeği aileleriniz ve siz nasıl karşıladınız?

- Evlenir evlenmez bebek yapacaktık zaten. İkimiz de çocuğumuzun olmasını çok istiyorduk. Süper oldu.

*Hamile olduğunuzu ne zaman ve nasıl öğrendiniz?

- Tam taşınma arifesinde öğrendim. Ben sürekli bir şeyler taşıyordum eve. Hep yorgundum, sırtım ağrıyordu, anlam veremiyordum. Muayyen günüm biraz gecikti. “Olabilir. Çok taşıdık” derken bebeğimizin haberi geldi.

*Eşinize haberi nasıl verdiniz? Özel bir sürpriz, hazırlık filan yaptınız mı?

- Yo, hiç öyle bir şeyler yapmadım. Tutamıyordum kendimi zaten hemen söyledim. Anne olmak çok güzel bir duygu. Aslında hamile kalmak çok mucizevi bir olay. Herkes isteyince hamile kalamıyor. İnsanlar çok uğraş veriyorlar, o yüzden bu bir nimet diye düşünüyorum.

*Eşinizle nerede ve nasıl tanıştınız?

- Arkadaşlarımız tanıştırdı. 2008 yılının nisan ayında tanıştık. Eşim ayakkabı imalatçısı, kendi koleksiyonunu hazırlıyor.

*İlk görüşte mi aşık oldunuz?

- Aşk ne ki? İlk görüşte aşık oluyorsun ama geçici… Benim için eşim çok başka bir yerde. Evlenmeye karar vermek çok önemli. Ben evliliğe karar verdim, ömrümün sonuna kadar bu insanla yaşayabileceğimin kararı bu. Buna aşk denmez. Eşimi çok takdir ediyorum. Çok iyi bir eş, işinde başarılı, çok iyi baba olacak ve onu çok seviyorum.

*İlk modellik yapmaya ne zaman başladınız? Bilinçli bir tercih miydi?

- Tabii. 1994 yılı sonunda Başak Gürsoy’da başladım. Önce ajansa başvurdum: “Manken olmak istiyorum.” dedim.  Yüzlerce insan arasından yapıldı. Beni önce ilk 10’a bile almadılar. Yedeklere kaldım. Katalog çekimlerinde o kataloga girebilmen için belirli bütçeler ödeniyordu. Sıralamada olanlar bu bütçeleri karşılayamayınca, şans eseri ben kataloga girebildim. Kimse beni beğenip almadı önce. Fakat o sene o kadar çok iş yaptım ki anlatamam. 96 yılında bir patlama oldu… 1996’da Miss Turkey birincisi oldum.

*Bugüne kadar yaptığınız işlerin içerisinde, en beğendiğim iş dediğiniz oldu mu?

- Hep seçici oldum ve çok iyi işler yaptım. Çok güzel reklam filmleri çektim. Çok güzel dizilerde oynadım. Basın ilanları çektim. “Köpek” diye bir dizide oynadım. “Vizontele 1” ve “Sensiz Olmaz”da oynamıştım.

BEBEĞİME KENDİM BAKACAĞIM

*Doğumu nasıl yapmayı düşünüyorsunuz?

- Normal doğum yapmayı düşünüyorum. Pilatese bunun için gidiyorum. Kasları güçlendirmek için, formumu korumak için. Karnım iyice büyüyünce sırt ağrıları çekmemek için gidiyorum. Yazın denize girdim, yüzdüm. Ama havuza girmedim, mikrop kapmamak için.

*Kim bakacak bebeğinize?

- Kendim bakacağım. Talep olursa giderim, gelirim ama ben büyüteceğim. Aslında iki ailenin de ilk bebeği ve heyecanla bekleniyor. Çok şanslı olacak, şimdiden hediyeler geliyor.

Matrak Adamlar (Funny People)

Matrak Adamlar (Funny People)

Posted on 05 Oct 2009 at 1:36pm

Ünlü bir stand-up ustası olan George Simmons, kan dolaşımındaki bir sorun nedeniyle ölümcül bir hastalığa yakalandığını öğrenir. George’un bir yıldan az ömrü kalmıştır. Ira ise ümit vaadeden ve George’u örnek alan bir stand-up komedyenidir. Ira ve George günün birinde aynı klüpte sahne alırlar. Ira’nın yeteneğini fark eden George, onu asistanı olması için ikna eder. Ira’nın hayatına girmesi ile George bir çalışandan çok, bir arkadaş edinmiştir.

  • IMDB Puanı:
    7.3/10
  • Yapım:
    2009 ~ ABD
  • Tür:
    Dram,  Komedi
  • Yönetmen:
    Judd Apatow
  • Senaryo:
    Judd Apatow
  • Yapımcı:
    Adam Sandler,  Seth Rogen,  Judd Apatow,  Jack Giarraputo,  Evan Goldberg
  • Görüntü Yönetmeni:
    Janusz Kaminski
  • Müzik:
    Jason Schwartzman
  • Dağıtım:
    UIP Filmcilik
  • Filmin Websitesi:
    www.funnypeoplemovie.com
  • Süre:
    2 saat 20 dk
  • Gösterim Tarihi:
    02 Ekim 2009 (Türkiye)
Vatkalı Hande

Vatkalı Hande

Posted on 05 Oct 2009 at 7:58am

“Yaş 15″ yarışmasının jüri üyelerinin düzenlediği basın toplantısında Hande Ataizi, iki ay önce hayatını kaybeden Michael Jackson’dan esinlenerek tasarlanan ceketiyle ilgi odağı oldu.

“Uzay vatkaları” adını verdiği yüksek vatkalı ceketiyle dikkat çeken Ataizi moda öncüsü olduğunu açıkladı: “Ben modayı yakından takip ediyorum. Hatta gençken moda çizimleri yapıyordum. Annem de bana modacı olmam konusunda destek veriyordu, hayatımın o döneminde
bir yol ayrımına girdim.”

En iyi öğrencimdi

Vatkalı ceketiyle tarz değişimine giden Hande Ataizi, önceki gece TV8′de yeni başlayan “Bir Yıldız Masalı” programında ise gözyaşlarına boğuldu. Usta
tiyatrocu Yıldız Kenter’i öğrencileriyle buluşturan programa konuk olan Ataizi, “Bana da en iyi abla ödülünü vermek düştü” diyerek gözyaşları içinde
stüdyoya girdi. Kenter, “Hande gelmiş geçmiş en yetenekli öğrencimdi ama istediğim yere henüz gelemedi, hâlâ da geç kalmış değil” dedi ve iki ünlü
oyuncu gözyaşları içinde birbirlerine sarıldılar.

Şimdi hasat vakti

Şimdi hasat vakti

Posted on 05 Oct 2009 at 7:55am

Sibel Can iki yıl aradan sonra piyasaya çıkardığı ‘Benim Adım Aşk’ adlı albümünün üçüncü klibini ‘Kıskıvrak’ adlı şarkısına çekti.

Yönetmenliğini Eyüp Dirlik’in yaptığı klip çekimleri sırasında Sibel Can bir üzüm bağında, hasat yaptı ve üzüm ezdi. Çekimler sırasında çok eğlenen ve şarkının ruhuna uygun oyunculuk da sergileyen sanatçı’ Bu klip çekimleri benim için terapi gibi oldu. Bu güzel ortamda, doğayla iç içe stres attım’ dedi.

Permalink  |  Tagged with: ,
Kurtlar Vadisi Gladio - Yeni fragmanı

Kurtlar Vadisi Gladio - Yeni fragmanı

Posted on 02 Oct 2009 at 1:04pm

Advertisement

More Posts

News Archive

October 2009
Mon Tue Wed Thu Fri Sat Sun
« Sep   Feb »
 1234
567891011
12131415161718
19202122232425
262728293031  

Zirve100 Site ekle